2011 yılının sonuna yaklaşırken, uzmanlar vatandaşların yılın son günü ve yılbaşı gecesinde özellikle yiyecek ve içeceklerine dikkat etmesini istedi.
Özel Hisar Tıp Merkezi’nde görevli Diyetisyen Tuğba Çetiner, özellikle yılbaşı gecesi fazla yemek yemenin sindirim sorunlara yol açabileceğini söyledi. Yılbaşı gecesini eğlence ile kutlayacak olanların 31 Aralık günü sabah kahvaltısı ve öğlen yemeklerini ihmal etmemelerini isteyen Diyetisyen Çetiner; “Akşam tüketilecek besinlerin daha fazla olacağı düşünülerek gün içerisinde az ve sık yiyerek günü tamamlayabilir , böylece akşam için biraz opsiyon bırakabilirsiniz. Kahvaltıda az yağlı bir peynir çeşidi - bol yeşillik - tahıllı ekmek veya süt –tahıllı gevrek, öğle yemeğinde düşük kalorili, bol posalı zeytinyağlı sebze yemeği -yoğurt-tahıllı ekmek, ara öğünlerde ise meyve, süt, yoğurt gibi besinleri tercih edebilirsiniz” dedi. Yılbaşı akşamı fazla kalori alınabileceğinin kaydeden Diyetisyen Çetiner; “Gün içerisinde 45-60 dakika yürüyüş yaparak metabolizmayı düzenleyebilir, akşam alacağınız fazla kalorileri düşünerek enerji harcayabilirsiniz” dedi.
Yılbaşı gecesi evlerde veya dışarıda insanların genelde ne kadar yemek yediğine dikkat etmediğini ifade eden Çetiner; “Yılbaşı gecesi gerek evde gerekse dışarıda gereğinden fazla yediğimizi anlamayız bile. Acı, ekşi, tatlı tuzlu besinler abartılarak yenildiğinde, işin içine birazda alkol girerse gaz, şişkinlik, hazımsızlık gibi mide ve bağırsak sorunları yeni yıl sevincinize gölge düşürebilir. Mide gerilmeye başlar ve tansiyon da yükselerek, kalbe daha fazla yük binmesine ve maalesef kriz riskinin de artmasına yol açabilir” dedi.
Çetiner, diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkları olanların yılbaşı gecesinde hangi besinlerden ne kadar yemeniz gerektiğini diyetisyeninize danışmalarını gerektiğini belirtti.
Yılbaşı gecesi alkol alanların ertesi günü uyanır uyanmaz su içmelerşini isteyen Diyetisyen Çetiner; “1 Ocak günü 10 – 12 bardak su içilmelidir. Papatya, melisa, rezene çayları 1 dilim limonla içilirse mide rahatla” dedi. Yeni yılın ilk günü 8 saatten fazla uyumanın insan metabolizması açısından uygun olmadığını söyleyen Diyetisyen Çetiner; “Gece alınan fazla kalorilerin bir kısmını harcamak, metabolizmayı hızlandırmak ve alkolün neden olduğu yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı gibi durumlardan kurtulabilmek için açık havada 45- 60 dakika yürüyüş yapmak yararlı olur” dedi.
Diyetisyen Tuğba Çetiner, yılbaşı akşamı yenilebilecek yemekler içinde vatandaşlara şu önerilerde bulundu:
“1- Yılbaşı yemeğinize kremasız bir çorba ya da salatayla başlayabilirsiniz.
2- Patlıcan ezmesi, yoğurtlu havuç, kereviz, ezme, haydari gibi az yağlı, sebze ağırlıklı, peynir veya yoğurtla hazırlanmış mezeleri tercih edebilirsiniz.
3- Ana yemek olarak; kırmızı et yerine balık, tavuk veya yılbaşının gözdesi hindiyi tüketebilirsiniz. Yağlı besinlerin, mide bulantısı, hazımsızlık, ishal gibi problemleri arttıracağını dikkate alarak yemeğinizi haşlama, ızgara, buğulama ya da fırında pişirerek yemeyi tercih edebilirsiniz.
4- Tokluk hissini daha erken oluşturmak ve besin tüketimini azaltmak için yemeğinizi yavaş yavaş, iyice çiğneyerek ve sohbetin tadını çıkartarak yiyin. Doyduğunuzu hissettiğiniz anda sofradan kalkın ve özellikle yatmadan 2 saat önce yemek yemeyi sonlandırın.
5- Alkol alacaksanız asla aç karnına değil yemekle birlikte alın ve yanında yağlı besinler tüketmeyin. Aç karnına alacağınız alkol çok çabuk kana karışır ve gecenin ilerleyen saatlerinde kan şekerinizde dalgalanmalara yol açarak yeme isteğinizi arttırabilir. Ayrıca alkol tüketimi sırasında bol bol su içmeye dikkat edin. Alkolle vücudunuza aldığınız toksinleri vücuttan atmanın en etkili yolu idrar ve terdir. Asıl önemli olan alkol tüketiminin mümkün olduğu kadar sınırlandırılmasıdır. Alkol miktarı düşük, antioksidan içerikli kırmızı şarabı 2 -3 kadehi geçmemek şartıyla tercih edebilirsiniz. Unutmayın ki rakı, viski, votka gibi içkilerin alkol oranları daha yüksektir.
6- Kuruyemiş tabağı hazırlarken bir avuç içini geçmeyecek kadar fındık, badem, fıstık, ceviz gibi çerezlerin yanına kuru üzüm, yaban mersini, kuru erik gibi kurutulmuş meyveler ve leblebi ekleyerek daha hafif ve sağlıklı hale getirebilirsiniz.
7- Şerbetli hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar veya meyve tatlılarını tercih ederek kalori alımını azaltıp, geceyi daha hafif geçirebilirsiniz. Aslında mevsim meyveleriyle hazırlanmış güzel bir meyve salatası çok daha iyi bir seçenek olacaktır. Özellikle alkol alacaksanız tatlı yemeyin.”
Bu haber 25 defa okundu.
Manavgat Belediye
30 Aralık 2011 Cuma
AVŞAR SPOR’DAN ULUSLARARASI BAŞARI
24-25 Aralık 2011 tarihleri arası Antalya Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen Akdeniz Uluslararası Kick Boks Şampiyonası başarıyla sonuçlandı.
Türkiye’nin yanısıra Ukrayna – Norveç ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden 65’i bayan olmak üzere 475 sporcunun katıldığı tunuvada Avşarspor’lu Kick Boksçular Manavgat’ı başarıyla temsil etti. Şampiyonaya 6 sporcuyla katılan Avşarspor ekibi 2 ikincilik ve bir 3’ncülük kazandı. Turnuvada 84 Kg Özer Karadayı 2’nci; +90 Kilo’da Onur Uzun 2’nci ve 69 Kiloda Okan Özkan 3’ncü oldu.
TÜRKİYE BAYANLAR BOKS ŞAMPİYONASI
Avşarspor, Boks Federasyonu tarafından 4-9 Ocak tarihlerinde düzenlenecek olan Türkiye Bayanlar Boks Şampiyonası ‘na katılıyor. Kayseri’de yıldızlar, gençler ve büyükler kategorilerinde yapılacak olan şampiyonaya Avşar spor kulübü 2 sporcuyla hem Manavgat’ı hemde Antalya’yı temsil edecek. Türkiye Şampiyonası’nda Yıldız Bayanlar 54 Kiloda Çiğdem Yüksel ve Büyük Bayanlar 64 kiloda Cemile Demir altın madalya için mücadele edecek.
Bu haber 26 defa okundu.
Türkiye’nin yanısıra Ukrayna – Norveç ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden 65’i bayan olmak üzere 475 sporcunun katıldığı tunuvada Avşarspor’lu Kick Boksçular Manavgat’ı başarıyla temsil etti. Şampiyonaya 6 sporcuyla katılan Avşarspor ekibi 2 ikincilik ve bir 3’ncülük kazandı. Turnuvada 84 Kg Özer Karadayı 2’nci; +90 Kilo’da Onur Uzun 2’nci ve 69 Kiloda Okan Özkan 3’ncü oldu.
TÜRKİYE BAYANLAR BOKS ŞAMPİYONASI
Avşarspor, Boks Federasyonu tarafından 4-9 Ocak tarihlerinde düzenlenecek olan Türkiye Bayanlar Boks Şampiyonası ‘na katılıyor. Kayseri’de yıldızlar, gençler ve büyükler kategorilerinde yapılacak olan şampiyonaya Avşar spor kulübü 2 sporcuyla hem Manavgat’ı hemde Antalya’yı temsil edecek. Türkiye Şampiyonası’nda Yıldız Bayanlar 54 Kiloda Çiğdem Yüksel ve Büyük Bayanlar 64 kiloda Cemile Demir altın madalya için mücadele edecek.
Bu haber 26 defa okundu.
KUMKÖY KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ BAŞLADI
Ilıca Beldesi sınırları içinde bulunan Kumköt Turizm Bölgesi’nde salaş yapılar yıkılarak modern bir çevre düzenlemesiyle birlikte kentsel dönüşüm planı uygulanacak.
Ilıca Beldesi’nin Kumköy Turizm Bölgesi kentsel dönüşüm projesiyle yenileniyor. Ilıca Belediyesi tarafından Kumköy Turizm Bölgesi’nde yeni baştan yapılacak yapıların projeleri de hazırlandı. Belediye Başkanı Rafet Ünal, Kumköy’ün Ilıca’nın dünyaya açılan yüzü olduğunu ifade ederek; “Kumköy’e yeni bir yüz, düzen ve kalite getirmek için Kumköy Kentsel Dönüşüm Projesi’ni 2012 turizm sezonuna yetiştirmeye çalışıyoruz” dedi.
Bölgede önceki yıllarda bir projeye bağlı olmadan gelişi güzel inşa edilen düzensiz yapıların yıkımının devam ettiğini kaydeden Başkan Rafet Ünal; “Proje ile Kumköy Bölgesi ve Ilıca’nın markalaşma yolunda büyük bir adım atması beklenmektedir. Kumköy Batı Bölgesinde tüm yapıların standart düzenli bir hale gelerek 100 yapının eski salaş halinden arındırılmasının yanı sıra peyzaj ve çevre düzenlemeleri de baştan yapılacak” dedi.
Bu haber 85 defa okundu.
Ilıca Beldesi’nin Kumköy Turizm Bölgesi kentsel dönüşüm projesiyle yenileniyor. Ilıca Belediyesi tarafından Kumköy Turizm Bölgesi’nde yeni baştan yapılacak yapıların projeleri de hazırlandı. Belediye Başkanı Rafet Ünal, Kumköy’ün Ilıca’nın dünyaya açılan yüzü olduğunu ifade ederek; “Kumköy’e yeni bir yüz, düzen ve kalite getirmek için Kumköy Kentsel Dönüşüm Projesi’ni 2012 turizm sezonuna yetiştirmeye çalışıyoruz” dedi.
Bölgede önceki yıllarda bir projeye bağlı olmadan gelişi güzel inşa edilen düzensiz yapıların yıkımının devam ettiğini kaydeden Başkan Rafet Ünal; “Proje ile Kumköy Bölgesi ve Ilıca’nın markalaşma yolunda büyük bir adım atması beklenmektedir. Kumköy Batı Bölgesinde tüm yapıların standart düzenli bir hale gelerek 100 yapının eski salaş halinden arındırılmasının yanı sıra peyzaj ve çevre düzenlemeleri de baştan yapılacak” dedi.
Bu haber 85 defa okundu.
HAYIR DİYEMEDİLER
Türkiye’de milyonlarca emeklinin büyük geçim zorluğu çekerken, TBMM’de bulunan Antalya milletvekilleri kendi emeklilikleri için yüzde yüze varan zamma hayır demediler.
Geçtiğimiz hafta TBMM’de kabul edilen bir önergeyle milletvekili emeklilerine yüzde yüze varan oranlarda zam yapıldı. Bugüne kadar hiçbir konuda kolay kolay ortak konsensüs oluşturamayan TBMM’de bulunan AK Parti, CHP, MHP ve DTP milletvekili emeklilerine yapılacak zam konusunda hiç zorlanmadan ulaştılar.
VATANDAŞLARIN ALACAĞI İLAÇA ZAM
Kamuoyu geçen Fransız Ulusal Meclisi’ndeki soykırımı inkar edenlere ceza öngören yasayla ilgili gelişmeleri izlerken TBMM’de ilaç katılım payıyla ilgili yasayı görüşen milletvekilleri, araya kendilerine katmerli zam sağlayan düzenlemeyi ekledi. Düzenleme emekli milletvekili maaşını 7.7 bin liraya, çift maaş alan vekillerin aylık gelirini de 19.7 bin liraya çıkardı. TBMM Genel Kurulu’nda yapılan operasyon, milyonlarca dar gelirliyi yakından ilgilendiren ilaçta 3 kutuya kadar 3, ilave her kutu için 1 TL katkı payı getiren yasada gerçekleştirildi.
VEKİLLERE CUMHURBAŞKANI ENDEKSİ
Buna göre, yaş ve prim gün sayısı koşullarını sağlamak ve iki yıl milletvekilliği yapmış olmak kaydıyla, Cumhurbaşkanına ödenmekte olan aylık ödeneğin yüzde 40’ı esas alınarak Cumhurbaşkanına bağlanacak yaşlılık aylığının yüzde 42’si oranında emekli maaşı bağlanacak. Bununla, 2012’de emekliliğe hak kazanan bir milletvekilinin emekli aylığının yaklaşık 5 bin 600 TL olması sağlandı.
Bu operasyondan 3 saat sonra, ikinci operasyonla da emekli maaşı hesaplama yönteminde yer alan yüzde 42’lik oranın, 31 Aralık 2020’ye kadar yüzde 60 olarak uygulanacağı hükmü getirildi. Bu, emekli maaşlarını katlayarak, yaklaşık 7 bin 750 TL’ye yükseltti. Her iki operasyon da jet hızıyla geçti.
EMEKLİ OLAMAYAN VEKİLLER İÇİN AYRI OPERASYON
TBMM’de önceki gece verilen üçüncü önergeyle emeklilik hakkını elde edememiş eski vekillere, milletvekili emeklisi olma hakkı tanınırken bunun için ödemeleri gereken yüksek primlere destek sağlandı. Sayıları 120 olan eski vekillerin en üst basamaktan primlerinin tamamı dört yıl süreyle TBMM bütçesinden karşılanacak. Görevleri sırasında ölen bakan ve milletvekillerinin hak sahibi yakınlarına da 2 yıl milletvekilliği yapmış olma koşulu aranmaksızın ölüm ya da dul ve yetim aylığı bağlanması hükmü de getirildi. Bağlanan bu aylığın düşük olması halinde aradaki farkın Hazine’den tahsili öngörüldü.
ANTALYA MİLLETVEKİLLERİ HAYIR DEMEDİ
TBMM’de bulunan Antalya milletvekilleri AK Parti’den Sadık Badak, Mevlüt Çavuşoğlu, Vecdi Gönül, Gökçen Enç, Hüseyin Samani, Menderes Türel, CHP’den Deniz Baykal, Gürkut Acar, Arif Bulut, Osman Kaptan, Yıldıray Sapan, MHP’li Mehmet Günal, Tunca Toskay ve Bağımsız milletvekili Yusuf Ziya İrbeç yasaya hayır demediler. Antalya milletvekillerinin bugüne kadar yasa hakkında herhangi bir açıklama yapmamış olmalarıda yasayı onayladıklarının göstergesi olarak kabul ediliyor.
TBMM’de kabul edilen yasaya sadece 29 milletvekili hayır demişti.
Bu haber 90 defa okundu.
Geçtiğimiz hafta TBMM’de kabul edilen bir önergeyle milletvekili emeklilerine yüzde yüze varan oranlarda zam yapıldı. Bugüne kadar hiçbir konuda kolay kolay ortak konsensüs oluşturamayan TBMM’de bulunan AK Parti, CHP, MHP ve DTP milletvekili emeklilerine yapılacak zam konusunda hiç zorlanmadan ulaştılar.
VATANDAŞLARIN ALACAĞI İLAÇA ZAM
Kamuoyu geçen Fransız Ulusal Meclisi’ndeki soykırımı inkar edenlere ceza öngören yasayla ilgili gelişmeleri izlerken TBMM’de ilaç katılım payıyla ilgili yasayı görüşen milletvekilleri, araya kendilerine katmerli zam sağlayan düzenlemeyi ekledi. Düzenleme emekli milletvekili maaşını 7.7 bin liraya, çift maaş alan vekillerin aylık gelirini de 19.7 bin liraya çıkardı. TBMM Genel Kurulu’nda yapılan operasyon, milyonlarca dar gelirliyi yakından ilgilendiren ilaçta 3 kutuya kadar 3, ilave her kutu için 1 TL katkı payı getiren yasada gerçekleştirildi.
VEKİLLERE CUMHURBAŞKANI ENDEKSİ
Buna göre, yaş ve prim gün sayısı koşullarını sağlamak ve iki yıl milletvekilliği yapmış olmak kaydıyla, Cumhurbaşkanına ödenmekte olan aylık ödeneğin yüzde 40’ı esas alınarak Cumhurbaşkanına bağlanacak yaşlılık aylığının yüzde 42’si oranında emekli maaşı bağlanacak. Bununla, 2012’de emekliliğe hak kazanan bir milletvekilinin emekli aylığının yaklaşık 5 bin 600 TL olması sağlandı.
Bu operasyondan 3 saat sonra, ikinci operasyonla da emekli maaşı hesaplama yönteminde yer alan yüzde 42’lik oranın, 31 Aralık 2020’ye kadar yüzde 60 olarak uygulanacağı hükmü getirildi. Bu, emekli maaşlarını katlayarak, yaklaşık 7 bin 750 TL’ye yükseltti. Her iki operasyon da jet hızıyla geçti.
EMEKLİ OLAMAYAN VEKİLLER İÇİN AYRI OPERASYON
TBMM’de önceki gece verilen üçüncü önergeyle emeklilik hakkını elde edememiş eski vekillere, milletvekili emeklisi olma hakkı tanınırken bunun için ödemeleri gereken yüksek primlere destek sağlandı. Sayıları 120 olan eski vekillerin en üst basamaktan primlerinin tamamı dört yıl süreyle TBMM bütçesinden karşılanacak. Görevleri sırasında ölen bakan ve milletvekillerinin hak sahibi yakınlarına da 2 yıl milletvekilliği yapmış olma koşulu aranmaksızın ölüm ya da dul ve yetim aylığı bağlanması hükmü de getirildi. Bağlanan bu aylığın düşük olması halinde aradaki farkın Hazine’den tahsili öngörüldü.
ANTALYA MİLLETVEKİLLERİ HAYIR DEMEDİ
TBMM’de bulunan Antalya milletvekilleri AK Parti’den Sadık Badak, Mevlüt Çavuşoğlu, Vecdi Gönül, Gökçen Enç, Hüseyin Samani, Menderes Türel, CHP’den Deniz Baykal, Gürkut Acar, Arif Bulut, Osman Kaptan, Yıldıray Sapan, MHP’li Mehmet Günal, Tunca Toskay ve Bağımsız milletvekili Yusuf Ziya İrbeç yasaya hayır demediler. Antalya milletvekillerinin bugüne kadar yasa hakkında herhangi bir açıklama yapmamış olmalarıda yasayı onayladıklarının göstergesi olarak kabul ediliyor.
TBMM’de kabul edilen yasaya sadece 29 milletvekili hayır demişti.
Bu haber 90 defa okundu.
EN AZ ORMAN YANGINI BU SENE OLDU
Manavgat’ta bu yıl son 25 yılın en düşük orman yangını oldu.
Manavgat Orman İşletme Müdürü İsmail Hacıoğlu, yaptığı açıklamada 2011'de toplamda 30 dönüm ormanlık alanın zarar gördüğünü söyledi. 2011 yılında küçük çaplı 10 yangının meydana geldiğini belirten Hacıoğlu, yangınlara kısa sürede müdahalenin yangının geniş bir alana yayılmasının önüne geçildiğini ifade etti. Muhtemel orman yangınlarına karşı 6 gözetleme kulesinden günün 24 saati görüntü aldıklarını belirten Hacıoğlu, poyrazlı havalarda nem oranının düşük olmasını nedeni ile orman teşkilatının teyakkuza geçtiğini kaydetti.
Bu haber 31 defa okundu.
Manavgat Orman İşletme Müdürü İsmail Hacıoğlu, yaptığı açıklamada 2011'de toplamda 30 dönüm ormanlık alanın zarar gördüğünü söyledi. 2011 yılında küçük çaplı 10 yangının meydana geldiğini belirten Hacıoğlu, yangınlara kısa sürede müdahalenin yangının geniş bir alana yayılmasının önüne geçildiğini ifade etti. Muhtemel orman yangınlarına karşı 6 gözetleme kulesinden günün 24 saati görüntü aldıklarını belirten Hacıoğlu, poyrazlı havalarda nem oranının düşük olmasını nedeni ile orman teşkilatının teyakkuza geçtiğini kaydetti.
Bu haber 31 defa okundu.
VEREM TEHDİTİNE DİKKAT
Dünya nüfusunun 3’te birinin verem mikrobu ile karşı karşıya olduğu belirtilerek, bu insanların yüzde 10’unun hayatının bir bölümünde verem hastalığına yakalanacağı bildirildi.
Manavgat Sağlık Grup Başkanı Dr. Aşur Eker yaptığı yazılı açıklamada, dünyada her yıl yaklaşık 9 milyon kişinin verem hastalığına yakalandığını ve bunların 1 milyon 700 bininin hayatığını kaybettiğini ifade ederek; “Sebebi belli ve kolayca tedavi edildiği halde en çok ölüme neden olan hastalık veremdir” dedi.
Verem’in sebebinin ‘Mycobacterium tuberculosis’ adı verilen bir basil olduğunu kaydeden Eker, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Tedavi görmemiş verem hastalarının öksürük, aksırık, hapşırma vs. ile solunum yoluyla dışarıya attığı mikroplu havanın solunmasıyla hastalık bulaşır. Tedavi edilmeyen her hasta 10-15 kişiye hastalığı bulaştırmaktadır. Bulaşma en çok hasta ile yakın temasta kalan aile bireyleri ve yakın çalışma arkadaşları arasında olur. Tedavi edilen hastalar da 2-3 hafta sonra bulaşıcılık büyük oranda yok olur. Mikrop vücuda girdikten sonra, basil çoğalmaya başlar. Bu enfeksiyon halidir, hastalık değildir”
Enfeksiyon gelişen kişilerin yüzde 10’nun yaşamının herhangi bir döneminde hastalanacağını belirten Eker; vücut direncini düşüren AIDS, diyabet, böbrek hastalıkları, kanser, alkol sigara alışkanlığı, madenci hastalığı gibi durumlarda hastalanma oranı daha yüksek olduğuna dikkat çekti.
Verem hastalığını en çok akciğer de olmak üzere bütün organlarda oluşabildiğini vurgulayan Eker, hastaların, öksürük, balgam, kanlı balgam, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, gece terlemesi ve göğüs ağrısı gibi şikayetleri olduğunu ifade etti.
Verem’in tedavisinin 6 ay olduğunu ve en iyi korunma yönteminin erken teşhis ve tedaviye başlanılması olduğunu vurgulayan Dr. Aşur Eker açıklamasını şöyle sürdürdü: “Tedaviye rağmen 2-3 haftadan uzun süren öksürükler de Verem Savaşı Dispanserleri’ ne başvurmak gerekir. Tanı balgam da verem mikrobunun görülmesiyle konur. Hastanın şikayetleri, akciğer filmi, yapılan test ve diğer bulgular veremle uyumlu ise mikrop görünmeden de verem teşhisi konulabilir ve tedavisine başlanır”
Bu haber 16 defa okundu.
Manavgat Sağlık Grup Başkanı Dr. Aşur Eker yaptığı yazılı açıklamada, dünyada her yıl yaklaşık 9 milyon kişinin verem hastalığına yakalandığını ve bunların 1 milyon 700 bininin hayatığını kaybettiğini ifade ederek; “Sebebi belli ve kolayca tedavi edildiği halde en çok ölüme neden olan hastalık veremdir” dedi.
Verem’in sebebinin ‘Mycobacterium tuberculosis’ adı verilen bir basil olduğunu kaydeden Eker, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Tedavi görmemiş verem hastalarının öksürük, aksırık, hapşırma vs. ile solunum yoluyla dışarıya attığı mikroplu havanın solunmasıyla hastalık bulaşır. Tedavi edilmeyen her hasta 10-15 kişiye hastalığı bulaştırmaktadır. Bulaşma en çok hasta ile yakın temasta kalan aile bireyleri ve yakın çalışma arkadaşları arasında olur. Tedavi edilen hastalar da 2-3 hafta sonra bulaşıcılık büyük oranda yok olur. Mikrop vücuda girdikten sonra, basil çoğalmaya başlar. Bu enfeksiyon halidir, hastalık değildir”
Enfeksiyon gelişen kişilerin yüzde 10’nun yaşamının herhangi bir döneminde hastalanacağını belirten Eker; vücut direncini düşüren AIDS, diyabet, böbrek hastalıkları, kanser, alkol sigara alışkanlığı, madenci hastalığı gibi durumlarda hastalanma oranı daha yüksek olduğuna dikkat çekti.
Verem hastalığını en çok akciğer de olmak üzere bütün organlarda oluşabildiğini vurgulayan Eker, hastaların, öksürük, balgam, kanlı balgam, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, gece terlemesi ve göğüs ağrısı gibi şikayetleri olduğunu ifade etti.
Verem’in tedavisinin 6 ay olduğunu ve en iyi korunma yönteminin erken teşhis ve tedaviye başlanılması olduğunu vurgulayan Dr. Aşur Eker açıklamasını şöyle sürdürdü: “Tedaviye rağmen 2-3 haftadan uzun süren öksürükler de Verem Savaşı Dispanserleri’ ne başvurmak gerekir. Tanı balgam da verem mikrobunun görülmesiyle konur. Hastanın şikayetleri, akciğer filmi, yapılan test ve diğer bulgular veremle uyumlu ise mikrop görünmeden de verem teşhisi konulabilir ve tedavisine başlanır”
Bu haber 16 defa okundu.
MANAVGAT MASTERLER TURNUVASI
Manavgat Masterler Derneği tarafından düzenlenen turnuva büyük ilgi gördü. Turnuvada birinciliği Denizli Masterleri kazandı
Kaydol:
Yorumlar (Atom)